
a review by Frentra55

a review by Frentra55
/manga/30070/ubel-blatt
Manga da çok fazla karakter var ve bunların çoğu yüzeysel işleniyor, böyle olunca da pek hatırlanabilir bir tarafları olmuyor. Mesela İmparator seçmenleri çok yüzeysel işlendi. Karakterler sadece amacı olduğu zaman gösteriliyor, Elseria'nın babası veya onun gibi İmpartor seçmenleri, Glenn'in babası veya çoğu 7 kahraman gibi, karakterler sadece, hikaye o karaktere odaklandığı zaman işleniyor ve tanınan zaman da bir hayli az. Örnek olarak: İschüdien; Hikayeye sonradan dahil oldu ve pek fazla zaman tanınmamadı. İmpartor kralı gibi veya Glenn'in yanında savaşan insanlar gibi, bir çok karakter sonradan tanıtıldı ve az zaman tanındı_

Tekrar konuya dönersek. Çok yüzeysel kalmış bir dinamik ve dinamik gelişimi olmuş. Kaplıca sahnesi ile bu dinamik tam olarak bitmiyor, ondan sonra ki sahne " Koinzell vs İkfes" sahnesinde Koinzel Elseriya "Senin ile birlikte adalet için savaşmak çok da kötü bir fikir gelmiyor" diyor. Elseria burada da Koinzell karakterine daha çok empati besliyor. Bunun onceki sahnelerin de de buna benzer şeyler olmuştu, Koinzell'in Jullas-Ablas halkını koruması gibi şeyler olmuştu ama bunlar Elseria karakterinin üzerinde güzel işlenememiş.
Koinzell tarafında ise bu gelişim nerdeyse hiç gelişmiyor ama Koinzell zaten hic bir zaman kendi ideallerinden vaz geçmiyor. Ama Koinzell'in "İstersen beni öldür, ben 7 kahramanları öldüren kahraman katiliyim nede olsa" veya üsteki diyaloglar gibi karakterine saçma diyaloglar ile cevap veriyor, bu bir tür manipülasyon yönetimi olarak sayılabilir. Böyle diyerek kendine inanması için onu inandırmaya çalıştırması gibi ama hiç sanmıyorum.

Aralarindaki ilk savaş Barestar'ın uçan evinde oluyor. Bu savaşta, İkfes'in özgüveninin sarsılması ve kendi ideallerine ulaşabilmek için daha çok çaba harcaması gerektiğini fark etmesi anlatılıyor. Koinzell ise ilk tefa bu kadar güçlü düşman ile savaştığı ve "Kara kanat" tekniğini kullanması ile ona hem bir "Kara kanat" kullanıcısı olarak hem de gücüne saygı duyuyor. Böylece aralarındaki etkileşim böyle başlıyor.

Bu karşılaşma, Lord Labelont'un Arcın da gerçekleşiyor. Bu arc'a kadar ki süreçte İkfes kendi idealleri, amaçları için çok daha azimli oluyor, Labelont'un ordusuna katılıyor ve onun ile anlaşma yapıyor. Koinzell ise birazcık güçleniyor.
İkfes ile olan savaşında İkfes'in Kfer'in çocuğu olduğunu öğreniyor, ve ona tüm gücünü kullanmak istemiyor ama aralarında hem dostça hem de düşmanca bir savaş geçiyor. Bu savaş içerisinde Koinzell İkfes'e övgüler ediyor ve onun eksiklerini söylüyor. Savaş sona erdiğinde, İkfes kazandığında ise, Koinzelli öldürmüyor ve güzel savaştı deyip ona el uzatıyor.

Her ne kadar Laberonta arc'ındaki savaşta, aralarındaki ilişki ve dinamik süreci gelişse de, yine de aralarındaki dinamik çok detaysız ve hızlı oldu ve bunun ile Kfer'in ailesini kabullenişi de çok hızlı bir gelişme oldu. Bunu daha uzun bir sürece yaysalar ve karakterler içinde bunu daha detaylı işleseler daha iyi bir dinamik ve gelişim olabilirdi.
İlk gösterildiği zaman, idealleri ve psikolojisi çok iyi açıklanmadı. Bir gün geçmişte yaptığı "hata"nın geri geleceğini biliyordu ve bundan az da olsa pişmanlık duyuyordu. Ve bunun için şehre daha katkı bulunması ve bu bulunma ile bir nevi pişmanlığını gidermesi konu alıyordu. İlk başlarda idealleri tam olarak oturmamasıyla birlikte pek çok da belirginleşmemişti. Tekrar dirilmesi ile amacının daha belirgin olması ve istikrarlı olması onu güzel yapan etkenlerden. Ve geçmiş sürecindeki psikolojisi en çok açıklanan karakterden. Geçmisteki kibiri, kıskançlığı ve bu duyguların da duyduğu pişmanlık ile amacının oturması, ütopik, kimsenin bir şeyden korkmadığı ve adaletin olacağı bir dünya yapmaya çalışması ile bunun sadece güçlü olanın yapabileceğine inancı, Hem geçmişteki yaptığı şeyin bir gelişimi, hem de karakterin düşüncelerin gelişimi iyi işlenmiş ve istikrarlı olması, onu yapan güzel şeylerden birisi benim için. Sondaki hızlı ölümü ile her ne kadar harcansa da, idealleri ile güzel bir karakterdi, hatta en iyilerinden.

Ve geri Kalan karakterlerin çok sonradan ortaya çıkması ve çok yüzeysel kalması, karakterler açısından biraz düşüm bir seri sunuyor.
Genel olay örgüsü, Koinzell tarafından ilerliyor. Ara sıra başka yerleri gösterse de onları düzgün işlemeyi beceremiyor.
Mesela, Her karakterin olay örgüsü; Kesinlikle serinin en büyük eksiklerinden. Bir karakter arc bittiğinde aniden kayboluyor, veya gösterilmiyor, sonradan başka bir yerde karşılaşıyorlar veya ortaya çıkıyor. Elseria karakteri hep Koinzell ile karşılaşıyor ama karakterin kendi olay örgüsü, karakter yolu ve macerası bize pek gösterilmiyor. Bu diğer karakterlerden de örnek verilebilir. Peepi karakteri gidiyor sonra geri geliyor falan. Bunlar karakterlerin olay örgüsün, çok kopuklaştırıyor ve olay örgüsünü çok gelişe gelmiş yapıyor, bu da maalesef serinin gerçekçiliğini ve olay örgüsünü zayıflatıyor. Karakterlerin düzgün işlenmemesinin sebeplerinden biri de bu.
Gelişe geldik olay örgüsü demişken, Gerçekten olay örgüsü çok gelişe geldik. Mesela Prenses Klavria ile tanışmaları ve sonra hemen arkadaş olmaları gibi çok gelişe geldik olay örgüsü var. Bu sorunda genellikle diğer sorun olan "Arclarin bitişi" yüzünden oluyor
Arclar cok hızlı bir şekle kapanıyor, Mesela Labelont'un arcında, Koinzell ve İkfes'in savaşı bitiyor ve ardından arc bitiyor. Kestikleri yerden sonra ne oldu, şuan ne oluyor gibi şeyler 1-2 Panel deki yazılar ile anlatılıyor ve sonra tekrardan yeni olay örgüsü başlıyor. Çok hızlı arc geçişleri ile de karakterlerin ne olduğu, nerede olduğu gibi şeyler de çok üstü açık bırakılıyor.
Arc bitiyor, Elseria olsun, Koinzell olsun, Peepi olsun, İkfes olsun onlardan haber yok, sonra aniden arc'ın bir yerinden çıkıyorlar ama o zaman zaten arc'ın konusu başlamış oluyor ve çabucak diğer arc'a geçiliyor. Yani bu kadar az zaman tanıyamazsın karakterlere veya olan olaylara. Tak tak diye bir sürü konu işleniyor, bu nasıl anlatım biçimi, gerçekten bir şeyi anlamak için neden yap boz parçaları gibi bir şeyleri birleştirmeye çalışıyoruz. Düzgün yavaş bir şekilde anlattılabilir.
Genel sorun, Arcların hızlı bitişi, Karakterlerin olay örgüsü çok kopuk, Olaylar çok hızlı ve fazla, Gelişile geldik olay örgüsü gibi etkenlerden dolayı olay örgüsü kötüleşiyor
En çok konuşacağım şeylerden birisi bu olacak. Her şey çok yüzeysel, üstünkörü ve detaysız işleniyor veya çok sonradan değiniliyor veya hiç değinilmiyor. Büyünün var oluşunun imparatora gibi etkenler.
Büyünün var oluşu bize hiç tam olarak açıklanmadı, halk tarafından kullanımı veya tam olarak nasıl büyüler olduğu gibi şeyler hiç açıklanmadı. Sadece Blatt okulunun var olması çok saçma. Wistech'ler tarafından gelmiş olan Kara büyü ise, nerdeyse herkesin elinde var, 10 İmparator seçmenleri uyuyor mu acaba? Seçtikleri İmpartorları hiç incelemiyorlar mı? Ato'nun elinde kara büyü var fırlatıyor sonra diğer kahramanlar full kara büyü kullanıyor falan, cok garip. Kara büyü yasaklanmış deniliyor ama hiç buna dair bir uygulama ve incelenme bile yapılmıyor veya bunun hakkında dedikodu dolaşmıyor.
Schemwölech'in olduğu şehir; Bu şehirdeki yoneticiler, yönetim gibi şeyler boktan. Schemwölech kendi karargâhının içinde kadınlara deney yapıyor veya kendi adamları halka gaddarlık yapıyor sebebsizce insanları öldürüyor ve hiç bir şekilde 20 yıldır bunun halk arasında dedikodosu dolaşmıyor. Sadece ana karakterler geldiğinde mi, bir şeyin ne olduğu ortaya çıkıyor. Evet bence öyle, çünkü hiçbir şekilde sorgulama veya halkin durumu gosterilmiyor. Duvarlarin ötesinde 7 Kahramanların yönetmediği yerler var. Buralarda herkes karşı tarafa kaçmak istiyor, oradaki ekonomi durum gibi şeyler azda olsa değiniliyor ama bu ülkenin hiç diğer ülkeler ile bir alışveriş sistemi yok mu ki var. Oradan kalkan arabalar veya uçakımsı şeyler gibi alışveriş ve pazarlık var, o zaman neden buradan kaçmak istiyorlar. Ayni şekilde Jullas-Ablas da böyle ama gayet mükemmel bir şehir.
Neden halk hic bir şekilde sorgulama yapmıyor veya bize gökterilmiyor. Politik anlamda atılmalar da bulunsa dahi hiçbir şekilde detaylıca değinilmiyor. Yöntemin,Kahramanlarin otoritesi gibi her şey yerlerde. (Bu Koinzell'in kahramanlari öldürmesi ile başlamış olamaz. Çünkü bariz halk ve askerlerin arasında baya fark var ve Kahramanlar veya onların adamları gibi şeyle genel olarak hep perde arkası iş yapan kişiler, Bunların halk arasında bir sorgulaması neden olmuyor). Halk neden 7 kahraman 7 kahraman diye onlara tapıyor koyun gibi. Bir kaç yerde bu gibi şeyler vurgulanıyor, mesela Ato "Kahraman, kahraman deyip duruyorsun, hiç onun birisini kurtardığını gördün mü" diyor. Bu şekilde düşünen insan sadece ato mu? Hehe mangaka bunu düşünebilmis bazı karakterleri geçmisin de "İsyancılar" falan geçiyor ama bunlar niye isyan etmiş gibi şeylere değinilmiyor.
Eşitlik gibi temalar çok üstün körü geçiliyor. Bunların üzerine ya hiç durulmuyor ya da öylece geçiliyor. Politik ve siyasal bir yapın var ve bunları düzgün isleyemiyorsan maalesef bu kötü bir evren yazımdır.
Baya böyle sayacak şey var. Karakterler, dinamikleri, gelişimleri gibi şeyleri saydım. O yüzden onları söylemeyeceğim. Daha çok Anlatış persektifine dayanarak soyleyeceğim. Manga genel olarak Koinzell'in açısından bir şeyleri işliyor. Mesela Şehirler, sadece o arc içinde işleniyor(düzgün islenmiyor) ve sonradan oradan geçilince unutuluyor. Ne sonra ki şehri ne de önceki şehri işliyor, sadece koinzell'in açısından işliyor.
JBST(sanırım böyle) Anlatım tarzı açısından dolayı bu şehir deki, iç savaş, haneler, haneler arası iliskiler ve karakterlere düzgün değinmediler. Anlatım tarzından dolayı bu haneler arası ilişkileri önceden anlatamazlardi, bu bir gerçek. Peki anlatmaya basladiğından itibaren hanelerin Yüzeyselliği, detaylı bir geçmişin olmaması ve karakterler, işte bunlara değinebilirdi ama tabi ki de bunlara da zaman vermedi. Elseria karakteri iki hanenin arasını bir konuşma ile duzeltti. Ne hanelerin ülkeye etkisi ne ilişkileri ne karakterleri düzgün islenebildi. Aa Elseria bir konuşma yaptı barıştılar. Peki niye böyle yüzeysel oldu, tabi ki de olayları hızlı vermesi yüzünden. Labelont JBST'ye gelip Koinzell'i arayacak ve bu yüzden olayları çok üstün körü biraktilar.
_Mangaka sonlara doğru o kadar hızlı ilerledi ki artık zaman atamaları yapmaya başladı. 10 gün 20gun diye zaman atlamalari yapiyor. 80-90 bölümden sonra çoğu şey böyle oluyor.
Evet Glenn tekrar geldikten sonra, manga berbat hale geldi. Labelont ile savaşı fena değil desem bile, bu bile fazla. Aralarındaki savaş ve olayların geçişi hızı o kadar hızlıydı ki, çoğu olay yazılar ile sonradan anlatlıyor. Bu arc'lar da,karakterler de çok saçma bir yerden çıkıyor veya hic gösterilmiyor, buralar tam fiyaskoydu. Labelont öldükten sonra aşırı bir hikayesel değişim oldu. Glenn imparatoru yok etmeye başladı. İlk başlarda her karakter bir yerden firlayarak çıktı, hiçbir zaman karakter nerede falan anlayamiyoruz zaten. Sonra şansa bala birbirlerini buldular ve hemen plan yapmaya başladılar. İmparatorlari falan kendi sahalarına alacaklar, ne imparatoru, kac tane imparator düzgün gosterildi ki zaten. Böyle bir çok olayı hızlıca geçtiler ve Yeni Glenn'in savaşçıları da var. Bunların çoğu kim olduğu belli değil diğerleri de pek tanıtılmayan karakterlerdi. Bunların hepsini teker teker öldü ve hızlı bir şekilde sonra savaş çıktı, o buna ateş açıyor, o buna vuruyor. Glenn de nerdeyse hic savaşmadan öldü aynı şekilde ishchüdien gibi karakterler de harcandı, nerdeyse çoğu kötü karakter harcanması ile, müttefik karakterler de çok az gösterildi. Ve bunlarla birlikte olaylar çok hızlı gelişti. Genel olarak Glenn'in ölümü, diğerlerin ölümü, konuların islenmesi ile her şeyi hızlı şekilde degistirdiler ve işlediler.
Finali güzel değildi. Sondaki acelelik ile hızlı bir final yaptı ve savaştan sonra karakterlere ne oldu, Ülke'ye ne oldu, İmparator seçmenleri gibi şeyler gösterilmedi. Son final de pek etkileyici değildi, Koinzell'in intikamını alması ve sonradan amacına ulaşması daha dramatik bir şekilde verilebilirdi bende.
Genel olarak kötü bir mangaydı bence. Karakterlerin gelişimi çok çöp edilmişti, Hikaye çok aceleye geldi ve değişik bir ton aldı, Karakterlerin dinamikler hızlıydı, karakterler arası diyaloglar çok azdı buda aralarındaki etkileşimi gibi şeyleri azalttı, Şehir-Yönetim-Halk gibi şeyler çok üstü açık bırakıldı, Savaşlar çoğunukla çok yaban, Final pek etkileyici değildi. Elle tutulur çizimler ve verdiği atmosfer ve yarattığı detaysız evren iyi olabilir bir de bazı karakterlerin kişliği gibi şeyleri ilgi çekici ve güzel buldum. Okunulmaya gerek olmayan bir manga bence.
-7) Lord Glen CH84-107 4.5/10
Genel olarak mangayı baya gömdüm ama tabi ki de zevk aldığım ve beğendiğim bir kaç şey oldu. Beni devam ettirmeye iten karakterleri ve olayları ilgi çekiciydi. Ama kesinlikle çoğu karakter ve olay örgüsü düzgün bir yazıma sahip değildi. Neden bu karakter bu kadar derin değil diye bir sorunum yok, sadece yapmaya çalıştığı şeyleri yapamayan ve çoğu şeyi yüzeysel işlediği için beğenmediğim bir manga oldu.
10 out of 13 users liked this review